|
AKTEPE
TARİHİ
Aktepe
(eski ismi Harkolim) Arnavudoğulları,
Akmehmedoğulları, Safoğulları,
Çakonaoğullarından bazı ailelerin yerleşip yurt
edindikleri bir yerdir.
Bir rivayete göre,
Muzafferin evinin önünde bulunan ve sahipleri
bilinmeyen bazı eski mezarlar, taun senesinden
kalmadır. 1812 yıl ında bölgede görülen taun
salgınının pek çok insanın ölümüne, bazı
ocakların sönmesi ile bazı ailelerin tamamen yok
olmasına sebep olduğu tarihin bize haber verdiği
bir hakikattir. Taun salgını sebebiyle sahipsiz
kalan bazı arazilerin yakın çevreden gelen
ailelerle iskan edilmiş olması muhtemel
görülmektedir.
Aktepe
mevkiine gelince, taun senesinin ardından
tahmini 1830'lu yıllarda Arnağudoğullarından
Hasan dedenin torunu Sofu Memiş oğlu İbrahim bu
gün Süleyman'ın yurdu dediğimiz yere gelip
yerleşirken Akmehmet oğullarından Akmehmedin
torunu Feyiz Ali oğlu Yusufile Akmehmedin torunu
Ömer Oğlu Memiş de aşağı yukarı aynı tarihlerde
bu mahalleye geldiler. Feyizali oğlu YusufDede
bu gün Mehmet Ali'nin yurdu denilen yere evini
yaparken Yusufun Puğarı denilen suyu
kullanıyordu. Ömer oğlu Memiş de evini,
Salih oğlu
Mustafa'nın evinin alt tarafında, Düzleme
denilen tarlanın baş tarafında yapmıştı. O halde
1840'11 yılların başında Aktepe mevkii üç haneli
bir yerleşim yeri idi. Bu üç hanenin sahipleri
şunlardır: Arnavudoğlu Memiş oğlu İbrahim,
Akmehmedoğlu Feyiz Ali oğluYusuf, Akmehmedoğlu
Ömer oğlu Memiş.
Arnavudoğullarının
atası Hasan Dede, Arnavutluktan bekar olarak
gelmiş, Pazarköy'!ü bir hanım la evlenerek
burada kendisine bir yurt edinmişti. İkinci
karısı Oflu idi. Oğullarından biri Oflu
hanımdandı. Hasan dedenin esas yurdu Karşı
Mahallede idi. Kepçeler, Hamitler ve Ramazan
Efendiler Aktepe mevkiine daha sonra geldiler.
Akmehmetler
Aktepe, Sofular ve Sırtlar mevkilerine gelip
yerleşmeden önce Tepebaşı köyünde otururlardı.
Burada Birinci Oğulları ve Ferhadoğulları ile
amcaoğlu idiler. Bu köyde çoğalınca yakın
çevrede bulunan boş arazilere doğru göç ederek
yeni yerleşim yerleri edindiler. 1830']arda Ömer
oğlu Memiş ile kardeşi Şaban Aktepeyi yerleşim
yeri olarak seçerken diğer kardeşleri Yusuf da
SofLılar denilen mevkide kendisine yerleşecek
bir yer bulmuştu. Yakup Çavuş'un arazisi aslında
Ömer oğlu Şaban'ın arazisi idi. Ömer oğlu
Memiş'in torunu olan Yakup Çavuş askere bedel
giderek bu araziyi Ömer oğlu Şabandan satın
almıştı. Ömer oğlu Şaban bu arazide hiç
oturmadı. İmam olarak görev yaptığı Rize'nin
Portakallık mahallesine yerleşti.
Yusuf dedenin
soyundan olan Hafız Lokman, babası ve kardeşleri
ile birlikte baba yurdundan ayrılarak 1890'11
yıllarda Gültepe mevkiindeki şimdiki yurtlarına
göçtüler.
Aslen Camidağı
köyünden olan Safoğlu Hüseyin oğlu Çolak Mustafa
ile Çakonaoğullarından Hürşit oğlu Çakona Osman,
ı. Cihan savaşının ardından mahallemize
geldiler. Mahallemize ilk gelenlerden Ömer oğlu
Memiş'in torunlarından olan Haci Hüseyin,
arazisini satılığa çıkarıp Rize'yi terkedince,
arazisine iki kişi müsteri oldu. Bunlardan Biri
Çolak Mustafa Arımandı. Çolak Mustafa, Haci
Hüseyin'in kızı Saniye ile evli idi. Kayın
babasına ait arazinin bir bölümünü satın alarak
Haci Hüseyin'in yurduna yerleşti. Aslen Ulucami
köyünden olan Çakona Osman da Haci Hüseyin'in
geri kalan arazisini satın alarak Haci
Hüseyin'in babasının evine taşındı. Bu ev,
Çakano Mehmet ile Çakona Ahmet'in müştereken
sahip oldukları evin bitişiğinde bulunuyordu.
Mahallenin
Suları:
Arnağudoğlu
İbrahim'in Mehmet Emin ile ortaklaşa aldıkları
su, Çumuzkoz ırmağından açık bir arkla geliyor,
şimdiki Süleyman'ın yurdu dediğimiz haneyi
suladıktan sonra Mehmet Eminlerin arazisine
ulaşıyordu. Pınar suyu olarak da Haci Hasanların
Puğarı denilen kaynak suyunu kullandıklarını
tahmin ediyoruz. Akmehmedoğlu Yusuf da, Yusufun
Puğarı denilen ve her mevsim suyunu eksiltmeyen
pınardan su alıyordu Akmehmet oğlu Memiş'in
suyunu nereden temin ettiğini tam olarak
bilmiyoruz. Yakınlarında bulunan kaynak
sularından birinden yararlanmış olabileceğini
düşünüyoruz. Tahmini 1860’lı
|