AKTEPE MAHALLESİ TARİHİ    PAZARKÖY KÖYÜ TARİHİ

1. Sayfa  |  2 Sayfa  |  3. Sayfa

                 AKTEPE TARİHİ

Aktepe (eski ismi Harkolim) Arnavudoğulları, Akmehmedoğulları, Safoğulları, Çakonaoğullarından bazı ailelerin yerleşip yurt edindikleri bir yerdir.

Bir rivayete göre, Muzafferin evinin önünde bulunan ve sahipleri bilinmeyen bazı eski mezarlar, taun senesinden kalmadır. 1812 yıl ında bölgede görülen taun salgınının pek çok insanın ölümüne, bazı ocakların sönmesi ile bazı ailelerin tamamen yok olmasına sebep olduğu tarihin bize haber verdiği bir hakikattir. Taun salgını sebebiyle sahipsiz kalan bazı arazilerin yakın çevreden gelen ailelerle iskan edilmiş olması muhtemel görülmektedir.

Aktepe mevkiine gelince, taun senesinin ardından tahmini 1830'lu yıllarda Arnağudoğullarından Hasan dedenin torunu Sofu Memiş oğlu İbrahim bu gün Süleyman'ın yurdu dediğimiz yere gelip yerleşirken Akmehmet oğullarından Akmehmedin torunu Feyiz Ali oğlu Yusufile Akmehmedin torunu Ömer Oğlu Memiş de aşağı yukarı aynı tarihlerde bu mahalleye geldiler. Feyizali oğlu YusufDede bu gün Mehmet Ali'nin yurdu denilen yere evini yaparken Yusufun Puğarı denilen suyu kullanıyordu. Ömer oğlu Memiş de evini,

Salih oğlu Mustafa'nın evinin alt tarafında, Düzleme denilen tarlanın baş tarafında yapmıştı. O halde 1840'11 yılların başında Aktepe mevkii üç haneli bir yerleşim yeri idi. Bu üç hanenin sahipleri şunlardır: Arnavudoğlu Memiş oğlu İbrahim, Akmehmedoğlu Feyiz Ali oğluYusuf, Akmehmedoğlu Ömer oğlu Memiş.

Arnavudoğullarının atası Hasan Dede, Arnavutluktan bekar olarak gelmiş, Pazarköy'!ü bir hanım la evlenerek burada kendisine bir yurt edinmişti. İkinci karısı Oflu idi. Oğullarından biri Oflu hanımdandı. Hasan dedenin esas yurdu Karşı Mahallede idi. Kepçeler, Hamitler ve Ramazan Efendiler Aktepe mevkiine daha sonra geldiler.

Akmehmetler Aktepe, Sofular ve Sırtlar mevkilerine gelip yerleşmeden önce Tepebaşı köyünde otururlardı. Burada Birinci Oğulları ve Ferhadoğulları ile amcaoğlu idiler. Bu köyde çoğalınca yakın çevrede bulunan boş arazilere doğru göç ederek yeni yerleşim yerleri edindiler. 1830']arda Ömer oğlu Memiş ile kardeşi Şaban Aktepeyi yerleşim yeri olarak seçerken diğer kardeşleri Yusuf da SofLılar denilen mevkide kendisine yerleşecek bir yer bulmuştu. Yakup Çavuş'un arazisi aslında Ömer oğlu Şaban'ın arazisi idi. Ömer oğlu Memiş'in torunu olan Yakup Çavuş askere bedel giderek bu araziyi Ömer oğlu Şabandan satın almıştı. Ömer oğlu Şaban bu arazide hiç oturmadı. İmam olarak görev yaptığı Rize'nin Portakallık mahallesine yerleşti.

Yusuf dedenin soyundan olan Hafız Lokman, babası ve kardeşleri ile birlikte baba yurdundan ayrılarak 1890'11 yıllarda Gültepe mevkiindeki şimdiki yurtlarına göçtüler.

Aslen Camidağı köyünden olan Safoğlu Hüseyin oğlu Çolak Mustafa ile Çakonaoğullarından Hürşit oğlu Çakona Osman, ı. Cihan savaşının ardından mahallemize geldiler. Mahallemize ilk gelenlerden Ömer oğlu Memiş'in torunlarından olan Haci Hüseyin, arazisini satılığa çıkarıp Rize'yi terkedince, arazisine iki kişi müsteri oldu. Bunlardan Biri Çolak Mustafa Arımandı. Çolak Mustafa, Haci Hüseyin'in kızı Saniye ile evli idi. Kayın babasına ait arazinin bir bölümünü satın alarak Haci Hüseyin'in yurduna yerleşti. Aslen Ulucami köyünden olan Çakona Osman da Haci Hüseyin'in geri kalan arazisini satın alarak Haci Hüseyin'in babasının evine taşındı. Bu ev, Çakano Mehmet ile Çakona Ahmet'in müştereken sahip oldukları evin bitişiğinde bulunuyordu.

Mahallenin Suları: Arnağudoğlu İbrahim'in Mehmet Emin ile ortaklaşa aldıkları su, Çumuzkoz ırmağından açık bir arkla geliyor, şimdiki Süleyman'ın yurdu dediğimiz haneyi suladıktan sonra Mehmet Eminlerin arazisine ulaşıyordu. Pınar suyu olarak da Haci Hasanların Puğarı denilen kaynak suyunu kullandıklarını tahmin ediyoruz. Akmehmedoğlu Yusuf da, Yusufun Puğarı denilen ve her mevsim suyunu eksiltmeyen pınardan su alıyordu Akmehmet oğlu Memiş'in suyunu nereden temin ettiğini tam olarak bilmiyoruz. Yakınlarında bulunan kaynak sularından birinden yararlanmış olabileceğini düşünüyoruz. Tahmini 1860’lı