|
yıllarda
Akmehmedoğlu Memiş'in torunları olan Ahmet Usta,
Mehmet Usta ve Yakup Çavuş, müşterek hareket
ederek Kazangöl ırmağının yukarısından bir kanal
açarak bu ırmağın suyunu evlerine getirdiler.
Mahalleye yeni evler yapılınca bu su, yeni
müşterilere bölündü ve son zamanlarda 8-9 haneye
hizmet vermeye başladı. Köyün suları kapalı
borularla taşınmaya başlanınca açık arklarla
gelen bu eski sular da kullanılmaz oldu ve
zamanla arkları kaybolup gitti.
Değirmenler:
Mahallenin iki
değirmeni vardı. Bu değirmenlerden taş oluklu
yukarı değirmen eskiden Çolak Mustafa'nın
düzünün baş tarafında idi. Su arkı bozulunca
1930 'da şimdiki yerine taşındı. Her iki
değirmende mahallelinin hizmetine tahsis edilmiş
vakıf değirmenlerdi. Değirmenlerin umumi
ihtiyaçları imece usulü ile yerine getiriliyor;
bakım ve tamiratı işten anlayanlar tarafından
sevabına yapılıyordu
Yollar:
Mahhalenin içinden geçen bazı yollar umuma açık
yollardı. Umuma açık yollar şunlardı
A)
Ayene üst yolu: Kabalar, Narlar, ve
Birinci oğulları ve bir kısım Erbaşların
kullandıkları bir yoldu. Akmehmetlere gelen su
arkını takip eder, mahalle mezarlığına gelir,
Şimdiki araba yolunu takip ederek çarşı yoluyla
birleşirdi.
B)
Ayene alt yolu: Kabalar, Birinciler,
Büyüklerin kullandıkları bir yoldu. Mahalle
mezarlığından Kazangöl 'un üst tarafından
Gültepe'ye çıkar. Buradan Yonit'e ve Tepebaşı'
na gidilebilirdi
C)
Değirmen Yolu: mahalle mezarlığından
başlıyarak değirmenlere gider, buradan devamla
Sırlar Mahallesine ve Hacıharunların yokuşunu
çıkarak Ulucamiye ulaşırdı.
D)
Çaposmanlar yolu: Mahalle mezarlığından
başlar, Arnağudoğullarının su arkını takip
ederek ağanın sırta, oradan Çaposmanlara ve
devamla Yeşilyurt'a çıkardı
E)
Ayrıca anayollardan ayrılarak sahiplerini
evlerine ve tarlalarına götüren yollarda vardı
Mahallelinin camisi ve okulu:
Akmehmet
oğulları, akrabalarının kurucusu olduğu Sırtlar
camiine bağlı idi. Onun tamirine yemeğine
masrafına iştirak eder, çocuklarını dinini
öğrenmek için Sırtlar camisine gönderirdi.
Arnavudoğullarının bağlı olduğu cami Pazarköy
merkez camisi ile Adacami merkez camisi olmasına
rağmen buranın mahalle sakinlerine uzak düşmesi
sonucu Arnavudoğullarının bu cami ile ilişkisi
giderek azalıyordu. Son zamanlarda çocuklarını
okutmak için ya Kartaltepe camisine ya da
Sırtlar camisine gönderiyorlardı. Aktepe camisi
ancak 1974 yılında yapılabildi.
Mahhale
çocukları Adacami veya Güneysu merkezde bulunan
okullara giderdi.
Pazarköy'de okul
ancak 1954 açılabildi. Adacami daha yakın
olmasına rağmen Güneysu merkez okulu tercih
ediliyordu. Çünkü Adacami ile arada bir dere
vardı ve bu dereyi karşıya geçmek için her zaman
güvenli bir köprü bulunmuyordu.
lVIahaııenin Mezarlığı:
Mahhale
mezarlığı ancak 1910' larda kurulabildi. Daha
önceleri Akmehmet oğuları Sırtlar camisinin
mezarlığını, Arnavudoğulları da Pazarköy
camisinin mezarlığını kullanıyorlardı. Mahalle
mezarlığı kurulduktan sonra bile bu iki eski
mezarlığın bir müddet daha kullanıldığını
görüyoruz.
lVIahaııe
Evleri:
Mahallenin ilk
evlerinin tek tatlı ama körüklü ( Tek kat
üzerine yarım kat)olduğunu görüyoruz. Eviçi evin
önemli bir bölümünü teşkil ediyor ve ahır evin
alt katında bulunuyordu. Ahır katının üstünde
ise kapalı bir balkan yer alıyordu. Pencereler
küçük ve kapaklı idi. Mehmet Ustanın evi,
Süleyman'ın evi, Hacı Hasan'ın evi,
Mehmedali'nin evi
gibi. İkinci ve
üçüncü kuşak evlerin ise iki katlı yapıldığını
görüyoruz. Molla Kemal'ın evi, Recep Usta'nın
evi, Salih Usta'nın evi, Hafız Lokman'ın evi.
Mahallenin
Geçimi:
Mahalleli
ziraatla uğraşıyor, hayvancılık yapıyordu.
Arazisi kıttı.
Zor zar
geçiniyordu. Yaylası yoktu Mahallede çok az
tarla çift sürmeye elverişli idi. Her ailenin
bir çift öküz besleyecek kadar imkanı ve tarlası
mevcut değildi. En önemli tarla aletleri
|