|
BİZİM KÖY PAZARKÖY
Köyleri, müminlerin hayallerini süsleyen cennet
bahçelerini; evleri de yeşillikler içindeki
köşkleri andıran Rize köylerinin
harikulade güzelliğini tarif edebilmek, benim
yapabileceğim bir şey değildir. Bunu yapabilmek
için büyük bir dil zenginliğine, üstün söz
yeteneğine ve ustalığına ihtiyaç vardır.
Rize'de derin vadilerden kıvrılarak akan
dereler, yer yer düzlükler bırakarak denize
ulaşır. Derelerin her iki yanına yükselen
tepelerin yamaçlarına sıralanan köylerimiz,
tamamen yeşil bir zemin üzerine oturur. Köylerin
kırmızı kiremitli, beyaz badanalı evleriyle
mavibeyaz renkli dere yatakları, bu zemin
üzerindeki farklılıkları oluşturur. Sonbahar, bu
tabloya sarı rengi ilave eder. Meyve ağaçlarının
yapraklarını dökmesiyle farklılıklar iyice
belirginleşir ve evler iyice ön plana çıkar,
tablo tamamlanır.
Bazı köyler denizle komşudur. Bu köylerin görüş
alanı daha sade ve ufukları daha aydınlıktır. Bu
tabloda gök ve deniz her yer mavileşir.
Her nadir bulunan şeyin değerli olması gibi
Rize'de en hoşa giden güzelliklerden biri
kendisiyle çok az karşılaştığımız güneşli
günlerdir. Rize'de seyrek olarak temaşa edilen
yıldızlı gökyüzü de o eski sihrini artık
kaybetmiş bulunuyor. Yıldızlı gecelerin yerini
şimdi dereleri n her iki yanını süsleyen
köylerin ışıklı görüntüsü almıştır. Gemiciler bu
ışıklı manzarayı, başka değil, ancak İstanbul
boğazını gece geçerken gördükleri güzellikle
mukayese edebiliyorlar. Alabildiğine ışıklı bir
boğaz ve aşağıda dere boyu vızır vızır işleyen
arabalar: İşte seyretmekle doyamadığımız
harikulade bir fener alayı.
Rutubetin azaldığı sonbahar, mevsimlerin en
güzelidir. Güneşin kendini daha çok gösterdiği
bu mevsimde yeşil rengin tonu hafifçe değişir,
hava hafifler ve toprak aldığını iade etmeye
hazırlanır. Artık harman zamanıdır.
Düz alanlar, çok engebeli bir arazi yapısına
sahip olan Rize köylerinde ancak, dere
yataklarında ve derelerin denizle birleştiği
yerlerde görülür. Makine tarımına elverişli
arazi yok denecek kadar azdır. Geleneksel tarım
ürünleri olan mısır, fındık, kendir ve narenciye
son elli yıldır azalarak yerini çay tarımına
terketmiştir.
Rjze köyleri bir çok göçmen kuşun yolu üzerinde
yer alır. Göçmen kuşlarının bazısı az bir müddet
Rize köylerini mekan tutar, bazısı da yuva
yapmak için kalır. Kuku kuşu, sarı asma, atmaca,
doğan, karabaş, bıldırcın, çatalkuyruk, arı kuşu
başlıca göçmen kuşlarıdır. Göçmen kuşlar aynı
zamanda mevsimlerin ve belli günlerin
habercisidir.
Pazarköy de Rize' nin bu güzel
köylerinden birisidir. Pazarköy Rize merkezine
10 km. uzaklıkta Güneysu il yolu üzerinde yer
alır. Doğusundan Taşlıderenin Güneysu kolu akar.
Bu dere köye yüzlerce dönüm düz arazi bırakarak
yoluna devam eder ve 4 km öteden denize dökülür.
Köyün önünden geçen dereye batıdan doğuya doğru
akan ırmaklar katılır. Bu küçük ırmaklar köyü
mahalleIere ayırdıktan başka üzerindeki
değirmenleri döndürür ve ırmak boyu küçük
düzlükler bırakarak sahiplerine ekilebilir birer
tarla imkanı sağlar.
Kaçaran ırmağı, köyü, Zincirliköprü' den,
Kazangöl ırmağı da Ulucami mahallesinden
ayırır. Kaçaran ırmağı üzerinde bulunan iki
değirmen Zincirliköprü halkına hizmet eder.
Kazangöl ırmağı üzerinde üç değirmen bulunur,
bunun ikisi Pazarköylülerin, biri Ulucami
mahalle sakinlerinin. Köyü batıdan doğuya
kateden ırmaklardan biri de Kopali ırmağıdır. Bu
ırmağın suyu bir zamanlar bir kendir tokmağının
çarkını döndürüyordu. Kendirleri döverek
yumaşatan bu tokmağa mahalli tabirle kopali
dendiği için bu ırmakta bu isimle anılmaktadır.
Bu ırmak üzerinde ayrıca üç değirmen
bulunuyordu. Kopali ırmağına paralel akan
dördüncü ırmağa Değirmenler ırmağı denir. Bu
ırmak da üzerinde bulunan iki değirmenden adını
almıştır. Küçük Mişona ırmağı, köyün merkezinin
sularını toplar. Bu ırmağın Güneysu’dan gelen
dere ile birleştiği yerde eskiden büyük bir
değirmen vardı. Bu değirmenin çarkı dere suyu
ile döndürülüyordu. Zaman bir çokları gibi onu
da yok etmiştir.
|